333 views

Arayışlar, Arada Kalışlar

Bilmiyorum, belki de bunları başımıza saran ne rastlantıdır ne de mucizevi bir kuşun cıvıltısıdır; aksine çok eski yüzyıllardan gelen alışkanlıklar, çoktan ölüp gitmiş kadınlardan kalan kölelik ruhudur bu esnada içimizde fısıldayan; hem de bizim olmayan bir dilde, ancak bir düşteyken, sırtımızdan bir ürperti geçtiğinde, sinirlerimiz titrediğinde anlayabildiğimiz bir dilde. (Andreas-Salomé 4)

Lou ile tanışmam bu incecik kitapla oldu yıllar öncesinde. İsmi dikkatimi çekti, Arayışlar. Orijinal ismi “Eine Ausschweifung” daha çok sefahat, çapkınlık gibi çevrilse de Türkçede kitabın içeriğiyle de ipucu veren bir başlıkla yayınlanmış.

Kitap genel olarak bir kadının kendini gerçekleştirmesi için aldığı kararlarla yürüyor. Bir ilişkide kalmak mı gitmek mi ya da bir sanatçı olarak kararlarını çevresindeki insanlara göre mi yoksa ona yaşama sevinci veren sanatına göre mi şekillendirmeli; bunların arasında kaldığı durumlar ve sorgulamaları okuyoruz. Bu basit sorgulamaların arasında yüzyılların dayattığı kadın rollerinden sıyrılma derdiyle geçmişi ve geleceği arasında bir köprü kurmaya çalışıyor anlatıcı.

Herhangi bir toplumda kadın olarak dünyaya gelip bu algı ile büyümek aslında bambaşka zincirleri de getirdi yüzyıllar boyu. Zincir çünkü hem ağır hem de kopması oldukça zor kurallar, roller, anlamlar yüklendi attığımız her bir adıma. Bu kitap tam da “ruhumun en derinlerinde, son noktasına kadar gerilmiş ve kasılmış olan bir şeyler, sanki ruhuma girmiş olan bir kramp”ı (Andreas-Salomé 61) çözümleyip bu sorgulamalar içerisinde insana bir yol sunuyor.

Andreas-Salomé, Lou. Arayışlar. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1. Basım Eylül, 2016, İstanbul.

Dizelerin Hislerini Renklerde Yaşatmak, “The Lady of Shalott”

Hikayesi olan tabloları çok seviyorum. John William Waterhouse eseri olan bu resmi gördüğümde kadının yüzündeki çaresizlik anında beni kendine çekti. Tablonun adı ise daha farklı bir boyuta götürdü, “The Lady of Shalott”. Aklıma gelen ilk şey üniversite yıllarında İngiliz edebiyatı derslerinde okuduğumuz aynı isimli o meşhur şiir oldu. Bir küçük google araması aslında zaten Waterhouse’ın da amacının bu olduğunu, esin kaynağının o şiir olduğunu gösterdi bana.

Öncelikle şiirden konusu ve şairi hakkında bahsederek başlarsak belki de Waterhouse’a esin kaynağı olan neymiş ve resminde nasıl işlemiş daha rahat anlayabiliriz. Alfred, Lord Tennyson; 19. yüzyıl Viktorya döneminin öncülerinden olan bir İngiliz şair. “The Lady of Shalott”, Alfred Lord Tennyson’ın 4 kısımdan oluşan şiiri. Şiirin iki farklı dönemde yazılmış versiyonları var; birincisi 1832, ikincisi de 1842. Bu iki versiyonu arasında aynı kalan dizeler olduğu kadar bambaşka hale gelmiş dizeleri de mevcut. Tennyson aslında bitirdiği ve harika görünen eserini alıp üzerine yeniden çalışarak bir şahesere dönüştürmüş denebilir. (Merak edenler için ayrıntılı karşılaşması: 1.)

Şiirde tam bir Viktoryan klasiği olabilecek tarzda kavuşulamamış bir aşk uğruna heba olan bir kadının hikayesi var. Monoton bir hayata hapsedilmiş Lady of Shalott, lanet getireceğini bilse de tek bir bakışta aynasından görüp hayran olduğu Sir Lancelot’a, Camelot’a gitmek için beyazlar içinde kuleyi bırakıp botuna biner. Şiirin sonu iki versiyonda oldukça farklı, okuyup ayrıca tadını çıkarmalı düşünüyorum.

John William Waterhouse ise 19 ve 20. yüzyıllarda yaşamış İngiliz ressam. Kendisi The Lady of Shalott’ı 3 farklı dönemde; 1888, 1894, 1915, resmetmiş ancak en meşhuru 1888 yılındaki yukarıda eklemiş olduğum hali. Şiirdeki dönüm noktası olan o anı yakalayan bu versiyonu, hüznü ve ölümün kıyısında olmayı renkleriyle olduğu kadar karakterin yüzündeki ifadeyle de çok güçlü bir şekilde yaşamış. Dizeler boyu yaşanan duygu yoğunluğunu tablosunda özetlemiş.

Sonuç olarak Tennyson’ın Artur efsanelerinden esinlenerek ortaya çıkardığı şiiri ve üzerine tekrar çalışıp yazdığı versiyonu bir başka sanat eserinin doğuşuna sebep olarak Waterhouse’a 3 kez Shalott Leydisi çizdirmiş. Biz de 2 yüzyıl sonrasında hala okuyup dizelerin ya da renklerin yaşattığı duygularla bu iki sanatçıyı anmaya devam ediyoruz.

  1. http://www.cs.utsa.edu/~wagner/shalott/poem3.html